Pembe Bayraktar: “Aksilikleri kafanıza takmayın”

Pembe Bayraktar: “Aksilikleri kafanıza takmayın”
ayder-gelin-sayi-19-baski-1-medium

Ayder Gelin Sayı 19

6 yıllık beraberliklerini 5 Eylül’de evlilikle perçinleştiren Pembe Bayraktar ve Ömer Naşit, düğün hazırlık süreçlerinde yaşadıkları heyecanı, tecrübelerini ve tavsiyelerini gelin adaylarına aktardı.  İşte mutluluğa giden o yolda yaşanılan heyecan dolu ve tatlı anlar… 

Pembe Hanım bize kendinizden ve eşinizden bahseder misiniz?

Ben 2 Ocak 1989 yılında Lefkoşa’da doğdum. Üniversite eğitimimi İngiltere’de tamamladım. Farmokoloji bölümü mezunuyum. Yüksek lisansımı Klinik Farmokolojisi üzerine yapıyorum ve bitirmek üzereyim. Eşim Ömer Naşit ise 26 Şubat 1988 Lefkoşa doğumlu…. Doğu Akdeniz Üniversitesi Siyaset Bilimleri bölümünden mezun olduktan sonra DEV-İŞ sendikasında işe başladı. 6 yıllık beraberliğimizin ardından 5 Eylül 2014’te de evlendik.


pembe-bayraktar-5

Düğün hazırlık süreciniz nasıldı? Hazırlıklara erken başlayanlardan mısınız sizde?
Yok hayır… Biz hazırlıklara düğüne 6 ay kala başladık. Eşim de bende rahat insanlarız. O yüzden bu süreci stres ve panik yapmadan kolayca atlattık. Zaten genellikle damatlar detaylarla ilgilenmeyi pek sevmedikleri için topu gelinlere atarlar. Gelinler düğünlerini en romantik şekilde hayal ederken erkekler genelde bu duruma 4 saatlik bir koşuşturmaca gözüyle bakıyorlar. Bu yüzden bizde de “müdahalesiz” bir süreç oldu. (Gülüyor) Öte yandan gelinliğe karar vermeden önce hayatımızın en mutlu gününü fotoğraflarla ölümsüzleştirmesi için Ahmet Tamel ile anlaştık. Dış çekimler için Büyük Han’da karar kıldık. Yine düğün salonunda da çekimler devam etti ve bu süreçte gerek Ahmet Bey gerekse de eşi hem yönlendirici tavırları hem de sempatik ve sıcaklıklarıyla bize keyifli anlar yaşattılar. Yaşadığım tek kararsızlık gelinlik konusunda oldu. Ne tarz bir gelinlik istediğimi bir türlü kararlaştıramamıştım. Ta ki Bahar Doratlı’nın gelinlik showroomunu görene  kadar… İçeri girdiğim andan itibaren aradığım şeyin orada olduğunu hissetmiştim. İstediğim gelinliği 20 dakikada anlattım ve sonuç mükemmeldi… Müzik konusunda da son derece şanslıydık. Nişanımızda ayarladığımız müzisyenler yurtdışında olduğu için Saffet Anibal’la tanışmıştık. Bizi o kadar çok etkiledi ki eşimle birlikte düğünümüzde kesinlikle onun olması konusunda hem fikir olduk ve öyle oldu.
pembe-bayraktar-7

“Yine davetiyemizde de alışılmışın dışına çıkıp biraz farklılık yaratmak istedim ve dizaynını benim yaptığım bir davetiye hazırladık”

Mekan, konsept, gelinlik ve müzik seçimlerini yaparken nelere önem verdiniz? Bu konuda yardım aldınız mı?

Düğün mekanımız Serdarlı’daydı. Her ne kadar eşimin ve benim hayatım Lefkoşa’da geçmiş olsa da bir türlü kopamadık Serdarlı’dan çünkü tüm ailemiz orada yaşıyor. Bu yüzden hafta sonlarını çoğunlukla orada geçiriyoruz. Mekanımızda pembe ve beyaz tonlarının ağırlıklı olduğu bir konsept kullandık. Balonlar ve beyaz güllerle görselliği artırdık. Yine davetiyemizde de alışılmışın dışına çıkıp biraz farklılık yaratmak istedim ve dizaynını benim yaptığım bir davetiye hazırladık. Ben meleklere inanırım. Bu yüzden mekan süslerinin arasında kocaman kanatlarıyla onlar da bize eşlik etti. Yine giriş yolumuz pembe ve beyaz güller ve mumlarla aydınlatılmıştı. Konfetiler ve gül yapraklarının başımızdan atılması ise bizim içinde sürpriz oldu. Tüm bu detayları Bahar Doratlı’nın organizasyon atölyesinde seçtik. Klasik düğünlerden farklı bir hava yarattık. Pembe ve beyaz etekli bir sürü küçük melek o gece bize eşlik etti. Müzik olarak yumuşak ve akustik müzikleri tercih ettik. Müziğe ve çalan şarkılara davetlilerimizin de hayran kaldıklarını söylemem gerek… Öte yandan makyajıma da değinmeden geçemeyeceğim. Şükran Paralik her zamanki gibi inanılmaz bir iş çıkardı. MAC malzemeleri kullanıldı ve  yumuşak, abartılı olmayan tonlarla muhteşem bir makyaj  yapıldı.

pembe-bayraktar-11 pembe-bayraktar-17
Düğün konseptini biraz anlatabilir misiniz? Süslemelerde göz önünde tuttuğunuz başka detaylar oldu mu?

Düğünümüz tebrikli, klasik bir düğündü. Eşimle sadelik ve şıklıktan yanayız. Bu sebeple süslemelerimizi seçerken de bu doğrultuda karar verdik. İsmimden de anlaşılacağı gibi en sevdiğim renk pembedir (Gülüyor). Bu nedenle o gece de ağırlıklı olarak pembe ve tonlarına yer verdik. Mekan mumlar, şamdanlar, melekler, pembe ve beyaz güllerle süslenildi. Yine gelin çiçeğimi de bu konsepte uydurarak toz pembe güllerden seçtim. İçerisine de küçük inci taneleri serpiştirildi. Düğünümüzde anı defterine de yer verdik. Yine davetlilerimize pasta yerine küçük gelin ve damat cupcakeleri ikram ettik. Bu cupcakelerin hazırlanmasında Şefler Pastanesi ve özellikle Dilek Türker çok yardımcı oldu. Buradan kendilerine bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

pembe-bayraktar-9

Gecenin en özel anlarından birisi nikahın kıyıldığı o andır…O özel anda neler hissettiniz?
O anı düşündükçe gülümsüyorum. Hayatımın en anlamlı ‘Evet’ iydi. Ama en iyi hatırladığım an ayağa basma sahnesiydi. Tabii ki de kaçınılmaz son benim zaferimle taçlandı.(Gülüyor) Bir de imzaları attıktan sonra bile birbirimize “şimdi biz evli miyiz” sorduğumuzu hatırlıyorum. (Gülüyor)

Düğün gününe dair ilginç bir anınız var mı?

Evet aslında var. Düğün arabasından inerken yağmur damlaları başımıza çarpmaya başladı. O an eşimle çok korktuk çünkü mekanın kapalı bir alanı yoktu ve olası bir yağmur durumunda iptal etmekten başka bir çaremiz olmazdı. Kameralar da hafifçe ıslanmıştı. Bu yüzden törene 15 dakika gecikmeli başladık. Batıl inançlar vardır inanmasak da dilimizdedir. Bizim düğünün batıl inanç sorusu da: ‘Hanginiz tencereden yemek yedi?’ oldu. Meğer öyle bir inanç varmış. – (Gülüyor)

” Aksilikler olsa bile kafanıza takmayın çünkü önemli olan o gün değil, sevdiğiniz adamın ölene dek yanınızda olmasıdır”

Son olarak yaşadığınız tecrübeler doğrultusunda gelin adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Düğün günü kesinlikle aç kalmasınlar. Heyecan bir yandan gerginlik bir yandan gelirken üzerine bir de açlık binerse düşen enerjiniz sizi bir anda “cadı gelin” konumuna getirebilir.(Gülüyor) Ayrıca düğün tarihini kesinleştirdikleri anda rezervasyonlarını yaptırsınlar çünkü bazen doluluk durumundan ötürü tarih değiştirmek zorunda kalabiliyorlar. Yine bir diğer tavsiyem ise bu süreçte anlayışlı, güleryüzlü ve sempatik insanlarla çalışmaları… Bu sayede o günkü gerginliğinizi minimize etmeyi başarabilirsiniz. Bir de kesinlikle rahat bir ayakkabı tercih etsinler. Ben düğün için 2 tane ayakkabı almıştım. Nikahtan sonra da tebrikli düğün olduğundan dolgu topuklu ayakkabılarımı giydim. Bir de o anki heyecandan canım arkadaşlarımın isimlerini ayakkabımın altına yazmayı unuttum. Bu sebeple benim gibi bunu son güne bırakmasınlar.  Küçükken bir düğüne gitmiştim ve nedimelerden biri yanlışlıkla düğün testisini kırmıştı. O gün karar verdim; benim düğünümde kesinlikle bir yedek testi daha olacaktı. Ne olur ne olmaz… Anlayacağınız o gece her şeyin yedeği vardı, tabi damat dışında… (Gülüyor) İşin şakası bir yana, o gün sizin için en güzel gün olacaktır eminim, ama aksilikler olsa bile kafanıza takmayın çünkü önemli olan o gün değil, sevdiğiniz adamın ölene dek yanınızda olmasıdır. Ha birde tencereden yemek yemeyin.(Gülüyor)

ayder-gelin-sayi-19-baski-1-medium

Pembe Bayraktar Röportajı – Ayder Gelin Sayı 19

5 Eylül 2014’te Serdarlı’daki Billur Düğün Salonu’nda gerçekleşen tebrikli düğün organizasyonu Wedding Designer Bahar Doratlı tarafından yapıldı. Güzel gelinin saçı ve makyajı Miss Beauty Güzellik Salonu (Makyaj: Şükran Paralik) tarafından yapıldı.

Gelinlik Bahar Doratlı imzasını taşırken, bu özel gecenin fotoğrafları Ahmet Tamel tarafından çekilerek ölümsüzleştirildi. Tatlı anlarda ise Şefler Pastanesi tarafından hazırlanan nikah şekeri ve cupcakeler ikram edildi. Gecenin müziklerinde ise Saffet Anibal vardı.

pembe-bayraktar-1 pembe-bayraktar-2 pembe-bayraktar-3

Prev Selen Poyrazlı: “Vintage düğünler bu senenin de gözdesi”
Next Ayder Gelin’in 28. Sayısı Bayilerde

About Author