Selma Önkal Lavkan: “Mekanın her bir köşesini özenle hazırladık”

Selma Önkal Lavkan: “Mekanın her bir köşesini özenle hazırladık”
Ayder Gelin Sayı 18

Ayder Gelin Sayı 18

 

Kendisini detaycı olarak tanımlayan çiçeği burnundaki gelin Selma Önkal Lavkan, hayalindeki düğünü gerçekleştirmek için yaptığı çalışmaları ve düğüne hazırlık sürecini Ayder Gelin’e anlattı. Vintage tarzındaki düğününde kullandığı detaylarla bir çok gelin adayına rehber olacağına inandığımız çiftin mutluluk hikayesinde bir yolculuğa çıkarıyoruz sizleri…

Bize biraz kendinizden ve eşinizden bahseder misiniz?

30 Haziran 1989 yılında Lefkoşa’da doğdum. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi Yakın Doğu’da tamamladıktan sonra üniversite eğitimim için İngiltere’ye gittim ve Biomedical Sciences bölümünden mezun oldum. 4 yıldır Yakın Doğu Koleji’nde kimya öğretmenliği yapıyorum. Eşim Uygar Lavkan ise 5 Mart 1984 doğumlu ve kendisine ait olan Anadolu Sigorta acentesini yönetiyor.

Ne zaman tanıştınız? Evlilik kararı almak sizin için kolay oldu mu?

İlişkimiz 2008 yılının sonunda başlamıştı. Birlikteliğimizin altıncı yılında evlilik kararı aldık. Aslında iş telaşı, askerlik derdi derken zamanın nasıl geçtiğini fark edemedik bile… Tüm bunları hallettikten sonra sıra artık yuvamızı kurmaya gelmişti.

selma önkal lavkan (4)

selma önkal lavkan (12) selma önkal lavkan (18)

“Hayalimde vintage tarzı bir düğün vardı… Torba bezler, samanlar, kozalaklar, odunlar, mumlar, balonlar gibi…”

Düğüne hazırlık süreci çiftlerimizi çoğu zaman strese sürüklüyor. Siz nasıl üstesinden geldiniz ?

Aynı anda hem ev kurmayı hem yerleştirmeyi hem de düğün hazırlığını yürütmeye çalıştığımız için omuzlarımıza fazla yük bindi. Düğüne hazırlanmak aslında çok zor olmadı. Beni esas zorlayan konu istediklerimi bir araya getirebilmekti. Hayalimde vintage tarzı bir düğün vardı… Torba bezler, samanlar, kozalaklar, odunlar, mumlar, balonlar gibi… Düğün için herhangi bir organizasyon firmasıyla anlaşmadım bu nedenle herşeyi araştırıp bularak kendim yaptım. Annem her zaman olduğu gibi bu süreçte de en büyük destekçimdi… Düğün günümde oradan oraya koşturan nedimelerimin hakkını da asla ödeyemem. Bir kısmı süslemeleri masalara yerleştirmekle, bir kısmı davetli listesiyle diğerleri de misafirleri masalara yönlendirmekle meşguldü. Yani buradan rahatlıkla anlayabileceğiniz gibi düşünülmesi gereken çok fazla detay vardı.

selma önkal lavkan (9)

Düğün konseptinizi tam olarak nasıl tanımlarsınız?

Dediğim gibi hayalimde hep vintage tazı bir düğün vardı sadece çok detaycı bir insan olduğum için belkide kimsenin fark edemeyeceği detaylarla uğraştım. Mesela her masada kibritler vardı ve üstlerinde “I met my match” yani “eşimi buldum” yazıyordu. “Match” aynı zamanda kibrit anlamına da geliyor.  Yine hazırlanan Shot Bar’ın üzerinde ‘Alcohol ! Because no great story ever began with eating a salad:)’ yazılı bir pankart asılıydı. Yani hem esprili hem geceye uygun detaylar vardı  ama illaki farketmeyen insan çoktu. Yine hatıra kalması için genelde hatıra defterleri olur biliyorsunuz düğünlerde. Ben bunun bir daktilo olmasını çok istemiştim ancak bulamadığım için 3-4 tane ağaç gövdesi kestirdim ve herkes onların üzerine yazdı düşüncelerini. Daha sonra o gövdeleri cilalatıp evde dekor amaçlı kullanmaya başladım. Yine nikah masamızı da klasik masalardan istemedik. Misafirler aşağıda otururken biz yukarıda; balkonda ve ayakta kıydık nikamızı… Yani kısacası elimden geldiği kadarıyla biraz farklılık yapmak istedim.”

Bunların hepsini birden hazırlamak ve düğün gününe yetiştirmek büyük bir başarı… Ne gibi detaylar tercih ettiniz ve bunları hazırlamak ne kadar zamanınızı aldı?

Bu süreç içerisinde sürekli olarak istediklerimin listesini yaptım. Müziklerden tatlı büfesine, davetli listesine ve düğün organizasyonu için nelerin gerekli olabileceğine dair notlar aldım. Tam olarak tarih veremem ama bunların hepsini bir araya getirmenin 6 ayımı aldığını söyleyebilirim.(Gülüyor) Eşimin de bu dönemde bana çok bir katkısı olmadı. Onun düşüncesine göre her şey 4 saatte bitecekti ve bunun için canımı yememeliydim ama nerdee… (Gülüyor) Gerçi hakkını da yememek lazım. Her anımda yanımda bulundu. Kozalak istediğim için ağaçlardan kozalak, başak istediğim için ovalardan başak topladı benim için. Yine erkek gücü gerektirecek konularda (taşıma gibi) özellikle yanımdaydı ancak süreçte olumlu ya da olumsuz hiç bir fikir ortaya koymadı. Ne diyeyim yine de buna da şükretmek lazım. (Gülüyor)

Maalesef damat adaylarımız çoğu zaman gelinleri bu konuda “sen bilirsin” deyip yalnız bırakıyorlar. Düğün mekanları genelde hem damatların hem de düğünlerin ortak kararı olur. Siz nasıl bir mekanı tercih ettiniz?

Düğünümüz için yazlığımızın hemen yakınında olan Di Figaro’yu tercih ettik. Deniz manzaralı oluşu, yüksek konumu ve mekanın istediğim konsepte uygun olması dolayısıyla daha kapıdan girdiğim anda beni büyüledi. Düğünden önce birçok defa mekanın organizasyonu ile ilgilenen ve aynı zamanda sahibesi olan Özlem Hanım ile görüşerek fikir alışverişinde bulunduk. Aklımda ne vaarsa hepsini alıp oraya götürdüm ve yavaş yavaş hazırlıklara başladık. Torba bezleri masalara göre kestik. Kozalaklar davetlilerin isim listesine göre sıralandı. Masa üstleri fanuslar, başaklar ve saman folyolarla süslendi. Yine sandalye süslemeleri içinde saman folyoları tercih ettik. Menüleri bastırıp elmalar ile sunum yaptık. Yine mekandaki her ışık direğine aşk hakkında geceye uygun kısa, İngilizce tabelalar astık. Balonlarla süslemeleri artırıp tatlı büfesini de konsepte uygun bir şekilde dizayn ettik. Bir de shot bar haırlamıştık. Bunun için “Shotcu” ile anlaştık. Servis için shot bardaklarının yanında test tube’ler ve şırıngalar vardı. Yani kısacası mekanın her köşesinin özenilerek ve bin bir emekle hazırlandığı çok belliydi…

selma önkal lavkan (23)

“Nikah anı benim için çok değişikti. Anlam veremediğim bir şekilde aşırı derecede heyecanlıydım.”

Gelelim o büyülü ana… “Evet” dediğinizde neler hissettiğinizi hatırlıyor musunuz

Nikah anı benim için cok değişikti. Anlam veremediğim bir şekilde aşırı derecede heyecanlıydım. Nefes alamıyormuş gibi hissediyordum ve ellerimi koyacak yer bulmakta zorlanıyordum. Aklım sürekli dışarıdaydı. Davetliler, kimlerin gelip gittiğini de merak ediyordum.(Gülüyor)Nikah memuru da sağolsun uzattıkça uzattı ve o akşam söylediklerinin tek bir kelimesini bile hatırlamıyorum inanı… Heyecandan duvağımı bile kapatmayı unutmuştum. Oysaki düğün günü ve bilhassa sabah saatlerinde son derece sakindim. Benden daha relax bir gelin olmamıştır. En son ben hazırlandım. Bu esnada yemeğimi yedim, nedimelerin hazırlıklarını kontrol ettim, masa düzenleri kurulurken oradaydım, neyin, nasıl yapılacağı ile ilgili sürekli bir kontrol halindeydim. Kuaförüm bile hayatında gördüğü en relax gelin olduğumu söylemişt, çünkü benim saçımı sarıp sonra annemi saç ve makyaja almışlardı. Onları işi bitene kadar ben tüm bu saydığım işleri yapmıştım. Tabii hazırlanma odasına gittiğimde sarılı olan saçlarım güneş altında uğraşmaktan ter içindeydi ve herkes şok olmuştu.(Gülüyor)Tabii sonra duş alıp tekrar hazırlandım.

Son olarak gelin adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Düğün günü ve mekanına karar verdikten sonra eğer konsept bir düğün yapmak istiyorlarsa yavaş yavaş araştırmalara başlasınlar. En önemlisi gelinlik… Bir defa giyilecek ama o gece tüm gözler üzerinizde olacak. Ben gelinliğimi aldığımda nişanlı bile değildim…(Gülüyor)Abdullah Öztoprak imzalı bir modeldi. Çalıştıkları gelinlikçi bir firma vardı burada. Yemek yemeye gittiğim bir günde tamamen şans eseri bir şekilde arabamı oraya park ettim ve eşime “gelinliğim budur” dedim. (Gülüyor)İnanması güç ama gerçekten tam da böyle oldu. Bunu evlilik gerçekleşinceye dek ailemden ve arkadaşlarımdan da gizli tuttum.(Gülüyor) Gelinliği hallettikten sonra konseptinizi ya mekana bırakırsınız ya bir organizasyon şirketi ile anlaşırsınız ya da kendiniz yaparsınız. Ben her şeyle kendim ilgilendim. Tabii mekan sahibesi de çok yardımcı oldu. İmkanı olanlar için her zaman yemekli düğün taraftarı olduğumu belirtmeliyim. Bu sayede misafirler özel olduklarını hissediyorlar. Biz yaklaşık 400 kişilik bir düğün yaptık ve bu benim için ideal bir sayıydı. Davetiye işini de sayınıza göre kararlaştırmanız gerekiyor. Biz davetiye yerine fidan vermeyi tercih ettik. Zaten maliyette de çok bir şey fark etmiyor ve ben bunu hem daha görsel hem de daha anlamlı buluyorum.

Tabii bir de düşünülmesi gereken tatlı konusu var… Ben bir tatlı büfesi tercih ettim içinde 15 çeşit tatlı vardı yine bir dilim pastayla aynı fiyata mal oluyor neredeyse. Tatlıların tazeliğinden emin olduğum için Caramel ve Lemar Market’i tercih etmiştim. Gecenin en önemli detaylarından birisi de video ve fotoğraf çünkü düğünden geriye sadece onlar kalıyor. Fotoğraflarımız için Salih Sevindik ile çalıştık. Genç ve başarılı bir arkadaş… Yine video için ise Mehmet Alasya’yı tercih ettik. İkisi de gün boyunca yanımızdaydı ve her anımızı yakalamaya çalıştılar. Saç ve makyaj için de yer ayırmanız lazım, ben 1 sene öncesinden aramama rağmen istediğim gün dolu olduğu için düğün tarihini değişmiştim.(Gülüyor) Bu konuda kendimi Arzu Çevre’nin ellerine teslim ettim ve gerçekten çok iyi bir iş çıkardığını düşünüyorum. Tabii bir de müzik ve alkol faktörü son derece önemli. Bunların ikisi tamamlanırsa düğününüzün bir parti havasında geçeceğinden emin olabilirsiniz. Biz müzik için yurtdışıdnan bir grup ile anlaştık. Misafirler karşılanırken yumuşak, trio tarzu müzikleri tercih ettik. Yine aynı müzik biz masaları dolaşırken de sürüyordu. Gecenin ilerleyen saatlerinde DJ Bora’ya istediğim şarkılardan oluşan bir CD verdiğim için güzel müziklerle parti havasına geçtik. Gece boyunca dağıtılan shot’larla gecede ayrı bir hava yarattık.
Yine gelin adaylarına tavsiyem rahat ayakkabı tercih etmeleridir. Ben kalın tabanlı spor ayakkabı tercih etmiştim. Üzerini de gelinliğime uygun şekilde süsletmiştim. Ailemde buna çok şaşırmıştı ve hatta kimse inanmamıştı. Gecenin başından sonuna kadar onları giymiştim ve hayatımda bu kadar rahat dans ettiğimi hiç hatırlamıyorum. Gecedeki tek olumsuzluk havanın bayağı nemli olmasıydı. Bölge genelde rüzgarlı olurdu ama o gece hava bizi ters köşeye yatırmıştı. Geceye dair tek handikapımız hava olmuştu. Ancak ben kendimi dans etmeye ve havaya sekmeye o kadar kaptırmıştım ki gecenin sonunda gelinliğim bir kişinin kolay kolay kaldıramayacağı bir ağırlığa ulaşmıştı.

Yani özetlemek gerekirse eşimin dediği gibi belki 3-4 saatlik bir olay belki ama başlı başına mali bir külfet imaknı olan ve olmayanlar var. Belki klişe olacak ama illaki her kızın hayalinde bir düğün şekli vardır diye düşünüyorum. Hayatta ne olacağı belli olmaz ama dileğim herkesin bu geceyi bir defa yaşaması ve ömür boyu sürdürmesidir. Ben yine düğün yapsam aynı detayları yapardım ve eminim önümüzdeki yıllarda da hala aynı fikri savunuyor olurdum. (Gülüyor)

Selma Ayder GelinSelma 2Ayder Gelin Selma 3Ayder Gelin Selma 4Ayder Gelin

Prev Cemaliye Akınsal “Gerçekten farklı bir düğündü”
Next Hande Özbilir: “Şeker gibi bir düğündü”

About Author